ABD ve İsrail’in, 28 Şubat’ta İran’a yönelik gerçekleştirilen saldırıların ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanması, küresel petrol ticaretinin %20’sinden fazlasının gerçekleştiği bu bölgedeki üretim ve ihracat akışlarını büyük ölçüde etkiledi. Bu durum, jeopolitik endişelerle birleşerek petrol piyasasında ciddi dalgalanmalara neden oldu. ABD ve İran arasındaki 15 haftalık çatışma sona erdi ve pazar günü Washington ile Tahran arasında Hürmüz Boğazı’nın tekrar açılmasını hedefleyen bir mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya varıldı. Bu ön anlaşmanın duyurulmasıyla birlikte petrol fiyatlarında sert bir düşüş yaşandı. Brent petrolün vadeli varil fiyatı, önceki günkü kapanışa göre %5,6 azalarak 82,40 dolara, WTI petrolün vadeli varil fiyatı ise %6,1 düşerek 79,70 dolara geriledi. Bu durum, petrol fiyatlarının mart ayından bu yana en düşük seviyelerini görmesine neden oldu.
ABD ve İran arasındaki geçici ateşkes kararına rağmen müzakerelerin tıkanması sonucunda Brent petrol fiyatı Nisan ayında 126,41 dolara kadar yükselmişti. Ancak sağlanan anlaşma, savaşın etkilerinin ötesinde, Hürmüz Boğazı’ndan sevkiyatların ne zaman normale dönebileceği, arz kayıplarının telafi süreci ve bölgedeki üretimin toparlanma süreci gibi konuları gündeme getirdi. Savaş nedeniyle yaşanan günlük 10,3 milyon varilin üzerindeki üretim kaybı, küresel petrol piyasasında büyük bir arz krizine yol açtı. Körfez ülkelerindeki başlıca üreticilerin petrol üretiminde yaşanan düşüşler, OPEC’in raporlarına yansıdı.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’nın açılmasıyla birlikte üretim ve ticaret akışlarının kademeli olarak normale dönmesi sürecinin zaman alacağını belirtiyor. Bu süreçte tankerlerin yeniden konumlandırılması ve üretimdeki toparlanma sürecinin 2-3 haftayı bulabileceği öngörülüyor. Günlük üretim kayıplarının büyük bir kısmının ekim ayına kadar telafi edilmesi beklenirken, tam normalleşmenin 2027’ye kadar uzayabileceği tahmin ediliyor.
Hürmüz Boğazı’nın tekrar açılmasıyla birlikte fiyatlardaki jeopolitik risk priminin azalabileceği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, gemi trafiğinin ve güvenliğin sağlanmasının yanı sıra üretim ve ihracat altyapısındaki hasarın da toparlanma sürecini etkileyeceğini vurguluyor. Petrol piyasasının, Hürmüz Boğazı’nın sorunsuz şekilde açılacağı beklentisiyle hareket ettiği ve önümüzdeki dönemde bu sürecin yakından takip edileceği belirtiliyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]