BM Cenevre Ofisi’nin haftalık basın toplantısında yapılan değerlendirmeye göre, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin yayımladığı “Öngörülen Küresel Yeniden Yerleştirme İhtiyaçları” raporu üzerine konuşan yetkili, küresel yeniden yerleştirme ihtiyaçları ile mevcut durum arasındaki uçurumun devam ettiğine dikkat çekti. Mültecilerin acil olarak geniş kapsamlı şekilde yeniden yerleştirilmesi gerekliliğine vurgu yapan yetkili, 2027 yılında dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon mültecinin yeniden yerleştirilme ihtiyacı olacağını öngördüklerini belirtti. Bu mültecilerin sığınma ülkelerinde halen koruma riski altında oldukları ve güvenli bir şekilde evlerine dönemedikleri vurgulandı.
Aralık 2024’te Suriye’de Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin, devam eden kırılganlığa rağmen bazı mültecilerin gönüllü geri dönüşlerini teşvik ettiği ve bu durumun öngörülen ihtiyaçları azalttığı belirtildi. Ancak İran ve Pakistan’daki Afgan mülteciler için öngörülen düşük yeniden yerleşim ihtiyacının, zorlu koşullar altında gerçekleşen geri dönüşlerle ilişkili olduğuna dikkat çekildi.
Uluslararası toplumun 2022’de belirlediği 2027 için 130 bin yeniden yerleşim yeri hedefine değinen yetkili, Afganlar başta olmak üzere Güney Sudan, Sudan, Suriye ve Arakanlı mültecilerin en fazla yeniden yerleşim ihtiyacı duyan grupları oluşturduğunu ifade etti. Bölgesel olarak, en fazla yeniden yerleşim ihtiyacı Doğu ve Güney Afrika’da, ardından Asya ve Pasifik ile Batı ve Orta Afrika’da olduğu belirtildi.
2025 yılında dünya genelinde yaklaşık 37 bin mültecinin BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin yardımıyla yeni bir ülkeye göç ettiği bilgisini paylaşan yetkili, bu rakamın 2024’teki 116 binden fazla kişiye kıyasla oldukça düşük olduğunu ve sadece küçük bir kısmı karşıladığını vurguladı. Uluslararası toplumun belirlediği hedeflere ulaşmada yaşanan zorluklara ve yeniden yerleştirme programlarının genişletilmesi gerekliliğine değinen yetkili, düşük ve orta gelirli ülkelerin mültecilere ev sahipliği yaparken baskı altında olduklarına da dikkat çekti.
Yeniden yerleştirmenin, ev sahibi ülkelerdeki baskıyı azaltmaya, iş birliklerini güçlendirmeye, istikrara katkıda bulunmaya ve tehlikeli yolculukları engellemeye yardımcı olduğunu belirten yetkili, yeniden yerleştirme programlarının acil ve ulaşılabilir bir şekilde genişletilmesi gerektiğini vurguladı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]