Milli İstihbarat Akademisi’nin (MİA) son raporunda, savaşın artık yalnızca askeri boyutta değil, yapay zeka destekli sistemler, elektronik harp, kritik altyapı güvenliği, enerji arz güvenliği, bilişsel savaş, toplumsal dayanıklılık ve diplomatik dengeler açısından da yeni bir dönemi başlattığı vurgulandı. Raporun önsözünde MİA Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, daha önce yayımlanan “12 Gün Savaşı” raporundaki öngörülerin çoğunlukla gerçekleştiğini belirtti ve ABD’nin doğrudan dahil olmasıyla birlikte yeni savaşın birçok alanda dönüşümü hızlandırdığını ifade etti.
Raporda, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın modern harp anlayışını değiştirdiği ve yapay zeka destekli sistemlerin karar alma süreçlerini hızlandırdığı vurgulandı. Elektromanyetik spektrum hakimiyetinin modern hava gücü için kritik olduğu belirtilirken, İran’ın düşük maliyetli dronlar ve füze saldırılarıyla hava savunma sistemlerini aşabildiği aktarıldı. Raporda, enerji ve kritik altyapıların doğrudan hedef haline geldiği ve bu durumun ulusal güvenliği ve toplumsal dayanıklılığı etkilediği vurgulandı.
Raporda ayrıca, Türkiye’nin yeni savaş ortamında hava ve füze savunması, elektromanyetik spektrum hakimiyeti, stratejik altyapı güvenliği, mühimmat sürdürülebilirliği, bilişsel savaş kapasitesi ve dağıtık komuta kontrol mimarileri alanlarında yeni bir savunma yaklaşımına ihtiyaç duyduğu belirtildi. Türkiye’nin çok boyutlu diplomatik kapasitesinin stratejik avantaj sağladığı vurgulanırken, ülkenin güvenlik ve istikrar sağlayıcı bir aktör haline geldiği ifade edildi.
Rapor, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın uluslararası güvenlik düzeninde köklü değişikliklere işaret ettiğini ve gücün artık teknoloji, toplumsal dayanıklılık ve stratejik uyum kapasitesiyle tanımlandığını belirtti. Türkiye’nin jeopolitik konumu, savunma sanayisi altyapısı ve diplomatik esnekliği sayesinde bu yeni dönemde önemli bir rol üstlendiği vurgulandı.
Sonuç olarak, rapor Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tarihsel kırılmayı bir fırsata dönüştürebilmesi için çok katmanlı bir güvenlik yaklaşımının benimsenmesi ve mevcut kapasitenin sürdürülebilir bir şekilde geliştirilmesi gerektiğine işaret etti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]