SEDKK’nin “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar” başlıklı tebliği, Resmi Gazete’nin 12 Haziran tarihli sayısında yayımlandı. Bu tebliğ, yarından itibaren yürürlüğe girecek. Son yıllarda, zorunlu trafik sigortasında özellikle araç değer kaybı tazminatları konusunda sigortalılar, sigorta şirketleri ve çeşitli aracılar arasında anlaşmazlıklar yaşanmaktaydı. Değer kaybı taleplerinin ayrı bir süreç olarak ele alınması, farklı eksper raporlarının hazırlanması ve yüksek komisyon talepleri nedeniyle süreç uzamakta ve maliyetler artmaktaydı. Bu sorunların çözümü amacıyla SEDDK, hasar süreçlerini basitleştirmeyi, standartlaştırmayı ve sigortalıların sisteme doğrudan erişimini kolaylaştırmayı hedeflemektedir.
Türkiye Sigorta Birliği’nden alınan bilgilere göre, yeni dönemde değer kaybı tazminatının ayrı bir başvuru gerektirmeden maddi hasarla birlikte hesaplanması, hasar başvurularında doğrulanmış iletişim bilgilerinin kullanılması ve anlaşmazlıkların azaltılması amaçlanmaktadır. Sektörün en büyük beklentisi, değer kaybı kaynaklı tahkim ve dava süreçlerinin azalması, hasar süreçlerinin hızlanması ve maliyetlerdeki düşüşün zamanla sigortalılara olumlu yansımasıdır.
Yapılan düzenlemede en önemli değişiklikler araç değer kaybı süreçlerinde görülmektedir. Yeni sistemde, trafik kazası sonrasında aracın maddi hasarını inceleyecek eksper, merkezi atama sistemiyle belirlenecektir. Aynı eksper, araç hasarını ve araç değer kaybını tek bir rapor içinde değerlendirecektir. Sigortalının ayrıca değer kaybı başvurusunda bulunmasına gerek kalmayacaktır. Maddi hasar başvurusu, otomatik olarak değer kaybı talebini kapsayacaktır. Bu sayede ikinci bir eksper atanması veya yeni bir dosya açılması gerekmeyecektir. Ayrıca, araç değer kaybı hesaplamalarında ortak kriterler esas alınacaktır. Eksperler, hesaplama yaparken aracın markası, model yılı, kullanım durumu, hasarın niteliği, hasar gören parçalar ve aracın piyasa özellikleri gibi faktörleri dikkate alacaklardır. Bu standart yaklaşımın farklı hesaplamalardan kaynaklanan anlaşmazlıkları azaltması beklenmektedir.
Geçmiş uygulamada, bazı aracılar değer kaybı başvurularını takip ederek yüksek komisyonlar talep edebilmekteydi. Yeni sistemle birlikte ise değer kaybı süreci doğrudan hasar dosyasına entegre edilecektir. Sigortalılar, artık aracıya başvurma zorunluluğu olmadan sigorta şirketine doğrudan ulaşabileceklerdir. Bu yaklaşımın, hem vatandaşın üzerindeki mali yükü azaltması hem de haksız kazanç alanlarını daraltması amaçlanmaktadır. Eksper raporu sigorta şirketine ulaştıktan sonra, şirket, hesaplanan değer kaybı tutarını hak sahibine bildirecektir. Ayrıca, e-Devlet sisteminde kayıtlı cep telefonu bilgileri kullanılarak sigortalılar süreç hakkında doğrudan bilgilendirilecektir. Bu bilgilendirme mekanizmasının güçlendirilmesiyle hak sahipleri, süreci daha yakından takip edebileceklerdir. Tazminat süreci de daha şeffaf hale gelecektir.
Ayrıca sağlık teminatları konusunda da çeşitli netleştirmeler yapılmıştır. Trafik kazaları sonucu oluşan tedavi giderleri, SGK tarafından karşılanmaya devam edecektir. Geçici iş göremezlik ödemeleri, trafik sigortasının sakatlık teminatı kapsamından karşılanacaktır. Sürekli sakatlık tazminatları ise sakatlanma teminatı kapsamında ödenecektir. Sürekli sakatlık raporu öncesi ve sonrasındaki bakıcı giderleri, sağlık giderleri teminatı kapsamında değerlendirilecektir. Bu düzenlemelerle uygulamadaki görev ve sorumluluk alanlarının daha açık bir şekilde belirlenmesi amaçlanmaktadır.
Araç onarımlarında, temel ilke olarak orijinal parça kullanımı benimsenmiştir. Ancak, orijinal parçanın temin edilememesi, teknik olarak değiştirme imkanının bulunmaması veya araç sahibinin onay vermesi durumlarında, yeniden kullanılabilir ya da eşdeğer parçaların kullanılmasına izin verilecektir. Hasar gören parçanın orijinal olmaması durumunda, parçanın onarımı mümkün değilse yeniden kullanılabilir veya eşdeğer parça ile değiştirilebilecektir. Eşdeğer parça kullanımına ilişkin standartların netleştirilmesi, onarım kalitesine ilişkin belirsizliklerin azaltılmasını hedeflemektedir.
Ağır hasarlı araçlar için, tazminat ödemelerinde belge şartı getirilmiştir. Eksper raporuyla aracın ağır hasarlı olduğunun tespit edilmesi durumunda, aracın trafikten çekildiğini gösteren belgenin sigorta şirketine sunulmaması halinde tazminat ödenmeyecektir. Ayrıca, sigorta şirketinin rücu hakkına ilişkin olay yerini terk etme hükmü yeniden düzenlenmiştir. Can güvenliğinin sağlanması amacıyla olay yerinden uzaklaşılması veya bedeni yaralanmalı trafik kazalarında tedavi veya yardım amacıyla sağlık kuruluşuna gidilmesi gibi zorunlu haller, rücu sebebi kapsamında değerlendirilmeyecektir. Ancak, olay yerinin terk edilmesi veya kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesine aykırı davranılması durumunda, sigorta şirketi, mağdura ödediği tazminatı kazada kusurlu olan sigortalıya rücu edebilecektir. Bu düzenleme 1 Temmuz 2025 itibarıyla yürürlüğe girecek olup Genel Şart diğer düzenlemelerle uyumlu hale getirilmiştir.
Düzenlemenin sigortalılar açısından beklenen etkileri arasında hasar ve değer kaybı süreçlerinin hızlanması, tazminata erişimin kolaylaşması, aracıların ihtiyacının azalması, süreçlerin şeffaflaşması, onarım kalitesine duyulan güvenin artması ve sigortalının haklarına daha kolay ulaşması yer almaktadır. Sektör açısından ise hasar yönetim süreçlerinde operasyonel verimliliğin artması, eksper ve tazminat süreçlerinin standartlaşması, uyuşmazlık maliyetlerinin azalması, tahkim ve dava süreçlerinin azalması, sigorta sistemine olan güvenin güçlenmesi ve uzun vadede maliyetlerdeki düşüşün primlere olumlu yansıması beklenmektedir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]