Ana sayfa SPOR “Emre Hoca’nın gelecek senesi nasıl olacak?”

“Emre Hoca’nın gelecek senesi nasıl olacak?”

82
0
"Emre Hoca'nın gelecek senesi nasıl olacak?"

Emre Belözoğlu, formasını astı 1 gün sonra 1 günlük bile tecrübesinin olmadığı sportif direktörlük görevine getirildi. 18 milyon Euro bütçesi vardı (16’sı Vedat’ın satışından) ve bu bütçe içerisinde 22 tane oyuncu transferi yaptı. Teknik direktör olarak Abdullah Avcı’yı önerdi, kabul görmedi. Sonra Erol Bulut geldi. Deplasmanda 1-0 kazanılan Trabzonspor maçına kadar takıma karışmadı ve genel olarak Bulut’a isyan eden bazı oyunculara ‘omuz masajı yapma’ işleriyle de uğraştı. Gereksiz ve manasız yere Bulut’a haddinden fazla sahip çıktı. Mesut transferi toplantısında dahi “Çok iyi bir hocamız var” dedi. Çok geç kalınmış bir karar sonrası bitime 10 hafta kala takımın başına geçti. 1 günlük sportif direktörlük tecrübesi yokken geldiği görev 1 yılı doldurmadan 1 günlük bile tecrübesi olmadığı teknik direktörlük koltuğuna oturdu. Denizli ve Malatya maçlarında bir fark yaratamadı. Ama sonraki 5 maçta bu sene ilk kez olmak üzere Fenerbahçe’de bir teknik adam fikri gördük. Sahaya ve takıma baktığımızda “Bu hoca, takımını şu şekilde sahaya sürmüş ve bu tip bir oyun benimsemiş” dedik. İlk kez benim sorduğum “Erol Bulut Fenerbahçesi ne oynuyor?” sorusu sezon boyunca defalarca tekrarlanıp yanıtlanamamıştı. Belözoğlu’nun oyunu güzel-çirkin; iyi-kötü sıfatlandırmasından ayrı olarak tanımlanabilir bir şeydi. Toplanan puanlardan bağımsız olarak bir düzen gördük. İstihbaratımız odur ki kendisi yüzde 90 seneye de devam edecek. O zaman biz de seneye neler yapmalı/yapılmalı serimize başlayalım. Naçizane fikirlerimizi anlatalım:

• Bir kere sahaya odaklı konuşma-açıklama yorumlama kısımlarına aynen devam etmeli.
• Muhakkak Pro Lisansı’nı almalı.
• “Daha da akıllı insanlar başkalarının zekasından yararlanır” önermesinden hareketle yardımcı ekibini güçlendirmeli. Volkan Demirel – Selçuk Şahin gibi güvenilir ama katkı veremeyecek isimlerle yollarını ayırmalı. Bu isimler yurtdışında staj/yurtiçinde deneyim elde edip gelsinler. Kendisine muhakkak en az bir yabancı yardımcı hoca bulmasını öneririm.
• Çok kaliteli bir kaleci hocası şart. F.Bahçe’nin 2. kalecisi her maç penaltı yaptırıyor. 3. kalecisi baraj kurdurmayı bilmiyor. Ben olsam her kaleciyi dünya çapında bir star haline getiren Atletico Madrid’in kaleci antrenöründen tavsiye isim alırdım. Fizik antrenörü de çok önemli. Onu da mümkünse Almanya ya da İngiltere’den tercih ederdim.
• Uzun futbolculuk geçmişinden gelen sevimsiz bir bagajı var. O bagaj kesinlikle aleyhine kullanılacaktır. Bu imajı değiştirmek elinde. Gerekirse profesyonel destek almalı.
• En mühimi kankacılıktan vazgeçmesi lazım. Gönül’ün emekliliği gelmiş belli. Caner hem kötü savunmacı (pas oyunu oynayacaksan onun orta kalitesine de ne kadar ihtiyaç var tartışılır) ve negatif enerji veren biri. Yolları ayırırdım ben olsam. Burak Yılmaz ile ilgilenmem bile. Sinan Gümüş’ü gönderir kankacılıktan kurtulurdum.
• Unutmasın ki artık o “Emre Abi” değil. Emre Hoca. Abilik 8-10 maç götürür. Ama tüm sezonu ancak hocalar götürür.
Yöneticilik tecrübem kendisinden epeyce fazla. Ona şahsi tek tavsiyem şudur: Abi’lik ile devam edemezsin; hocalık yapmak zorundasın. Hocalık yaparken de ‘kankacılık’ yaparsan emin ol son şimdi sana “abi” diyenler; son 8-10 haftada “yeni bir abi” arayışına gireceklerdir. Hocalığa mecbursun. O da profesyonellerle olur kankalarla değil.
Oyun – teknik – taktik olarak önerilerimiz var elbet. Onlar da başka bir yazı konusu olsun.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here