ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Atlanta’daki G20 Dışişleri Bakanları Toplantısı marjında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Karadeniz üzerinden tahıl sevkiyatının güvenliğini sağlamaya yönelik ateşkes teklifini değerlendirdiklerini bildirdi. Rubio, özellikle Afrika kıtasını etkileyen küresel tahıl ihtiyacının aciliyetine dikkat çekerek, bu önerinin Rusya-Ukrayna Savaşı’nın kritik bir boyutunu çözebileceğini ifade etti.
Bakan Rubio, Türkiye’nin geçmişte de bu yönde istikrarlı çabalar gösterdiğini ve bir anlaşmaya varıldığını ancak bu anlaşmanın daha sonra bozulduğunu hatırlattı. Yeni bir anlaşma ihtimaline ilişkin tahminde bulunmaktan kaçınan Rubio, konunun enerji boyutunun da önemini vurguladı.
Farklı ülkelerle görüşmelerin devam ettiğini belirten Rubio, “Türkiye tarafından bir veya iki hafta önce bize iletilen önerileri inceliyoruz ve bu yöndeki çalışmaları değerlendirmeye devam edeceğiz” dedi. Rubio, tahıl sevkiyatını güvence altına alacak kısmi bir ateşkesin gerçekleşmesini arzu ettiklerini ancak tahmini bir süre veremeyeceğini ekledi.
Marco Rubio, Rusya-Ukrayna Savaşı’nda yaşanan büyük can kayıplarına değinerek, çatışmaların bir an önce sona erdirilmesi için her iki ülkeyle de görüşmeleri sürdürdüklerini bildirdi. ABD ile Rusya arasında iletişim kanallarının bulunmasının, gelecekte yaşanabilecek bir tırmanma tehlikesi göz önüne alındığında her zaman önem taşıdığını kaydetti.
Ukrayna tarafıyla sık sık görüştüklerini, hatta Rus tarafıyla olduğundan daha fazla iletişimde olduklarını belirten Rubio, Rusya ile de konuşabilmeleri gerektiğini vurguladı. Rusya’nın elindeki çok sayıda nükleer silahın önemini hatırlatarak, bu durumun her ne olursa olsun dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Başkan Donald Trump’ın İran ile ilgili meseleleri askeri müdahaleyle çözmeyi tercih etmediğini belirtti. Trump’ın sorunu diplomatik yollarla çözmeyi seçtiğini, ancak askeri bir müdahale gerekmesi durumunda bunu gerçekleştirebilecek güce ve yeteneğe sahip olduklarına dair sarsılmaz bir güven duyduğunu aktardı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemileri korumaya devam ettiğini dile getiren Rubio, neredeyse her gün bu gemileri hedef alan insansız hava araçlarını veya füzeleri düşürdüklerini söyledi. Rubio, İran’ın “İstediğimizi alamazsak sadece gemileri havaya uçurmakla kalmayacak, tüm bölgedeki komşularımızın enerji altyapısını da yok edeceğiz” mesajı verdiğini ileri sürdü.
Nükleer silaha sahip bir İran’ın bu tehdidi daha da artıracağını ifade eden Rubio, İran’ın kimyasal, biyolojik veya nükleer herhangi bir kitle imha silahına sahip olmasının yaratacağı risklere dikkat çekti. İran ile ateşkes görüşmeleri için şu anda bir zaman çizelgesi olmadığını ancak iki ülke arasındaki diyaloğun hiçbir zaman tamamen kesilmediğini belirtti.
Rubio, bazı durumlarda doğrudan, çoğu zamansa aracılar vasıtasıyla aktif bir diyalog sürecinin devam ettiğini kaydetti. Başkan Trump’ın dünyanın herhangi bir yerindeki sorunlara yaklaşımının, mümkünse bunları diplomatik ve barışçıl yollarla çözmek olduğunu vurguladı. Rubio, İran’ın Orta Doğu’daki tüm istikrarsızlıkların merkezinde yer alan bir rejim olduğunu iddia etti.
Bakan, İran olmadan Hizbullah ve Husiler gibi grupların varlık gösteremeyeceğini belirterek, Lübnan, Irak ve Yemen gibi ülkelerdeki sorunların sebebi olarak Tahran yönetimini gösterdi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]