Havaların ısınmasıyla birlikte lazer epilasyon yaptırmayı düşünenlerin en sık sorduğu sorulardan biri “Yazın lazer epilasyon yapılır mı?” oluyor. Özellikle tatil planı yapan, denize giren veya gün içerisinde uzun süre dışarıda kalan kişiler lazer seanslarının yaz aylarında devam edip edemeyeceğini merak ediyor.
Lazer epilasyonun yaz aylarında uygulanıp uygulanamayacağına yalnızca mevsime bakılarak karar verilmez. Kullanılan lazer sistemi, kişinin cilt tonu, bronzluk durumu, uygulama yapılacak bölge ve güneşe maruz kalma düzeyi birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle yakın zamanda yoğun güneşlenmiş veya bronzlaşmış ciltlerde daha dikkatli olunması gerekir.
Bu nedenle “Yazın kesinlikle lazer yapılmaz” veya “Yazın lazerin hiçbir riski yoktur” şeklindeki iki kesin ifade de doğru bir yaklaşım değildir. Uygunluk kişiye ve uygulama koşullarına göre değerlendirilmelidir.
Yaz mevsimi tek başına lazer epilasyon yapılmasına engel değildir. Ancak yaz aylarında güneşe maruz kalma ihtimalinin artması uygulama planlamasını daha önemli hale getirir.
Kış aylarında kıyafet altında kalan bacak, kol veya sırt gibi bölgeler yazın daha fazla güneş görebilir. Tatil, plaj ve açık hava aktiviteleri de cildin bronzlaşmasına neden olabilir.
Bu nedenle profesyonel lazer epilasyon planlamasında mevsimden ziyade kişinin güncel cilt durumu ve güneş maruziyeti değerlendirilmelidir.
Lazer sistemleri uygulama sırasında kıldaki pigmenti hedefler. Ciltteki pigment miktarının güneşlenme veya bronzlaşma nedeniyle artması uygulama koşullarını değiştirebilir.
Bu nedenle yaz aylarında özellikle güneşe açık bölgelerde kişinin yakın zamanda güneşlenip güneşlenmediğinin uygulayıcı tarafından bilinmesi önemlidir.
Güneş maruziyetini gizlemek veya bronzluğu önemsiz görmek yerine seans öncesinde bu bilgiyi paylaşmak daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Bronzlaşmış cilt lazer epilasyon açısından ayrıca değerlendirilmelidir. Güneşlenme sonrasında ciltteki melanin miktarı artabilir ve bu durum uygulama parametrelerinin belirlenmesini etkileyebilir.
Bu nedenle yakın zamanda yoğun şekilde güneşlenmiş kişilerin lazer randevusuna gitmeden önce durumu uygulama merkezine bildirmesi önemlidir.
Uygulamanın ertelenmesi gerekip gerekmediğine kullanılan sistem, bronzluk düzeyi ve kişinin cilt özellikleri değerlendirilerek karar verilmelidir.
Lazer seansından önce yoğun güneşlenmekten kaçınılması gerekebilir. Özellikle uygulama yapılacak bölgede belirgin bronzlaşma oluşmuşsa seans öncesinde mutlaka bilgi verilmelidir.
Burada günlük hayat içerisinde kısa süre dışarı çıkmak ile plajda saatlerce güneşlenmek aynı durum değildir. Güneşe maruz kalmanın süresi ve ciltte oluşturduğu değişim önemlidir.
Seans öncesinde ne kadar süre güneşten kaçınılması gerektiği konusunda uygulama merkezinin verdiği önerilere uyulmalıdır.
Lazer epilasyon sonrasında cilt geçici olarak hassaslaşabilir. Bu nedenle uygulama yapılan bölgenin yoğun ve doğrudan güneşe maruz bırakılması konusunda dikkatli olunmalıdır.
Özellikle yüz, kol ve bacak gibi açıkta kalan bölgelerde uygulama yapıldıysa güneşten korunma daha önemli hale gelir.
Güneşe ne zaman çıkılabileceği, hangi koruyucu önlemlerin alınması gerektiği ve ne kadar süre dikkat edilmesi gerektiği uygulama yapılan bölge ve cilt durumuna göre değişebilir.
Lazer sonrasında cilt hassasken yoğun güneş maruziyeti istenmeyen pigment değişikliklerinin oluşma riskini artırabilir. Bu nedenle işlem sonrasında verilen güneşten korunma önerilerinin dikkate alınması önemlidir.
Her lazer yaptıran kişide leke oluşacağını söylemek doğru olmadığı gibi güneş konusunu tamamen önemsiz görmek de doğru değildir.
Özellikle daha önce leke problemi yaşayan veya güneşe karşı hassas cilde sahip kişilerin uygulama öncesinde bu durumu belirtmesi faydalı olabilir.
Yüz, yıl boyunca güneşe en fazla maruz kalan bölgelerden biridir. Bu nedenle yaz aylarında yüz lazeri planlanırken kişinin günlük güneş maruziyeti ayrıca değerlendirilmelidir.
İşe veya okula giderken uzun süre açık havada kalan bir kişiyle günün büyük bölümünü kapalı ortamda geçiren kişinin güneş maruziyeti aynı değildir.
Yüz bölgesinde kullanılan cilt bakım ürünleri de önemlidir. Peeling ürünleri veya bazı aktif içerikler kullanılıyorsa lazer seansından önce uygulayıcıya bilgi verilmelidir.
Koltuk altı genellikle doğrudan güneşe maruz kalmayan bir bölgedir. Bu nedenle yaz döneminde değerlendirme yapılırken koltuk altı ile sürekli açıkta kalan kol veya bacak bölgeleri aynı şekilde ele alınmayabilir.
Ancak bölgenin güneş görmemesi lazer sonrasında hiçbir bakım kuralına dikkat edilmeyeceği anlamına gelmez.
Seans sonrasında oluşabilecek hassasiyet, kullanılan deodorantlar, sıcaklık ve terleme gibi faktörler açısından uygulama merkezinin önerileri takip edilmelidir.
Bikini bölgesi de günlük yaşamda genellikle doğrudan güneş görmeyen bölgeler arasındadır. Ancak tatil döneminde mayo veya bikini kullanılması durumunda uygulama alanının bazı bölümleri güneşe maruz kalabilir.
Bu nedenle tatilden hemen önce veya sonra seans planlanıyorsa güneşlenme programı uygulayıcıyla paylaşılmalıdır.
Ayrıca lazer sonrasında denize veya havuza girme planı varsa zamanlama konusunda önceden bilgi alınması faydalı olabilir.
Bacaklar yaz aylarında en fazla güneş gören uygulama bölgelerinden biri olabilir. Şort, etek veya mayo kullanımı nedeniyle bacaklarda bronzlaşma meydana gelebilir.
Bu nedenle yaz döneminde bacak lazeri yaptıran kişilerin güneşlenme alışkanlıklarını dikkate alması önemlidir.
Özellikle tatilden yeni dönmüş ve belirgin şekilde bronzlaşmış kişiler seans öncesinde cilt durumlarını uygulayıcıya bildirmelidir.
Lazer seansından hemen sonra denize girmek bazı kişilerde hassas cilt üzerinde rahatsızlık oluşturabilir. Tuzlu su, güneş ve sıcaklık gibi faktörler birlikte düşünüldüğünde seans ile deniz planı arasında uygun bir süre bırakılması gerekebilir.
Bu nedenle lazer randevusunu plaja gitmeden hemen önce planlamak yerine tatil programını uygulama merkeziyle paylaşmak daha doğru olabilir.
Denize ne zaman girilebileceği konusunda kişinin cilt reaksiyonu ve uygulama bölgesi dikkate alınmalıdır.
Havuz suyunda bulunan klor, lazer sonrasında hassaslaşan bazı ciltlerde rahatsızlık oluşturabilir. Ayrıca açık havuz kullanılıyorsa güneş maruziyeti de devreye girer.
Bu nedenle seansın hemen ardından havuz planlamak yerine cildin sakinleşmesine zaman tanımak daha uygun olabilir.
Uygulayıcının belirttiği bekleme süresine uyulması ve ciltte kızarıklık veya hassasiyet devam ediyorsa havuza girmek için biraz daha beklenmesi gerekebilir.
Tatile çıkmadan hemen önce lazer yaptırmak pratik görünse de özellikle deniz, havuz ve yoğun güneşlenme planlanıyorsa zamanlama dikkatli yapılmalıdır.
Lazer sonrasında güneşten korunma gerekebileceği için plaj tatilinden hemen önce seans yaptırmak uygun olmayabilir.
Tatil tarihi önceden biliniyorsa lazer seans programının buna göre hazırlanması daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
Tatilden dönen kişilerin özellikle güneşlenmiş veya bronzlaşmış olması mümkündür. Bu nedenle tatilden döner dönmez lazer randevusuna gitmek yerine cilt durumunun değerlendirilmesi gerekebilir.
Belirgin bronzluk varsa uygulamanın ertelenmesi önerilebilir. Ne kadar süre beklenmesi gerektiği kişiye, bronzluk düzeyine ve kullanılan lazer sistemine göre değişebilir.
Bu nedenle internet üzerinde belirtilen sabit bekleme sürelerini doğrudan uygulamak yerine merkeze bilgi verilmelidir.
Güneş koruyucu kullanmak önemli bir korunma yöntemidir ancak yoğun güneşlenmeyi tamamen risksiz hale getiren bir kalkan olarak düşünülmemelidir.
Güneş koruyucunun doğru miktarda kullanılması, gerektiğinde yenilenmesi ve mümkün olduğunda fiziksel korunma yöntemleriyle desteklenmesi önemlidir.
Özellikle lazer yapılan bölgenin uzun süre doğrudan güneş altında kalacağı durumlarda yalnızca güneş koruyucuya güvenmek yerine güneş maruziyetini azaltmak daha uygun olabilir.
Güneşe açık bölgelerde uygulama yapıldığında kişinin cilt tipine uygun güneş koruyucu kullanımı önerilebilir. Özellikle yüz bölgesinde günlük güneşten korunma önemlidir.
Ancak lazer sonrasında hangi ürünün kullanılacağı konusunda uygulama merkezinin önerileri dikkate alınmalıdır. Cilt hassasken daha önce kullanılmamış veya tahriş oluşturabilecek bir ürünü denemek uygun olmayabilir.
Güneş koruyucunun yanı sıra şapka, gölge ve uygun kıyafet gibi fiziksel korunma yöntemleri de düşünülebilir.
Lazer epilasyon sürecinde tüylerin ağda, epilatör veya cımbızla kökünden alınması genellikle istenmez. Seans öncesinde ihtiyaç olması halinde uygulama merkezinin önerdiği zamanlamaya göre jilet kullanılabilir.
Ancak yaz aylarında jilet yapılan cildin hemen ardından güneşe maruz kalması bazı kişilerde hassasiyet oluşturabilir.
Bu nedenle hem jilet hem lazer hem de güneşlenme planının aynı kısa zaman dilimine sıkıştırılmaması daha doğru olabilir.
Yaz döneminde profesyonel bakım yaptıran kişiler özellikle yüz bölgesinde lazer uygulaması da planlayabilir. Ancak peeling veya yoğun arındırma içeren işlemler cildin hassasiyetini etkileyebilir.
Bu nedenle profesyonel cilt bakımı ile yüz bölgesi lazer uygulamasını birbirine çok yakın tarihlerde yaptırmadan önce uzman görüşü alınmalıdır.
Ayrıca yaz aylarında her iki uygulama sonrasında da güneşten korunma daha önemli hale gelebilir.
Bu karar kişinin yaşam tarzına bağlıdır. Yaz boyunca sürekli denize giren, güneşlenen ve bronzlaşan bir kişiyle güneş maruziyeti sınırlı olan bir kişinin koşulları aynı değildir.
Güneşten korunabilecek ve seans sonrası önerilere uyabilecek kişilerde uygulama planı farklı şekilde oluşturulabilir. Yoğun plaj ve güneşlenme programı bulunan kişilerde ise seansların zamanlamasının yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle yalnızca takvimde hangi ayın bulunduğuna bakmak yerine kişinin günlük yaşamı dikkate alınmalıdır.
Kış veya ilkbahar döneminde lazer epilasyona başlayan kişiler yaz geldiğinde seansları tamamen bırakmaları gerekip gerekmediğini merak edebilir.
Bu konuda da herkese aynı cevap verilemez. Uygulama yapılan bölge, güneşe maruz kalma düzeyi, bronzluk ve kullanılan sistem değerlendirilmelidir.
Kişinin yaz boyunca seanslara devam edip edemeyeceğine uygulamayı gerçekleştiren uzmanla birlikte karar verilmesi daha doğru olacaktır.
İki kişinin aynı bölgede lazer yaptırması, yaz aylarında aynı uygulama programını kullanabilecekleri anlamına gelmez. Cilt tonu, kıl yapısı, bronzluk ve güneşlenme alışkanlıkları farklı olabilir.
Örneğin bütün yaz açık havada çalışan bir kişiyle gün içerisinde güneş görmeyen bir ortamda bulunan kişinin güneş maruziyeti aynı değildir.
His Beauty gibi güzellik ve bakım hizmetlerinin sunulduğu merkezlerde lazer öncesinde cilt ve kıl yapısının değerlendirilmesi, özellikle yaz döneminde uygulama planının kişisel koşullara göre oluşturulmasına yardımcı olabilir.
Yaz döneminde yapılan en yaygın hatalardan biri yoğun güneşlenme veya bronzlaşma bilgisini uygulayıcıyla paylaşmamaktır. Ciltteki değişikliklerin seans öncesinde bildirilmesi önemlidir.
Bir diğer hata lazer seansını plaj veya havuz programının hemen öncesine yerleştirmektir. İşlem sonrasında ciltte hassasiyet oluşabileceği için tatil programının önceden düşünülmesi gerekir.
Güneş koruyucu kullanıldığı için saatlerce güneşlenmenin sorun olmayacağını düşünmek de doğru değildir.
Ayrıca lazer sonrasında ciltte kızarıklık bulunmasına rağmen çok sıcak duş, sauna veya hamam gibi uygulamalara devam etmek hassasiyeti artırabilir.
Öncelikle yakın zamanda güneşlenme veya solaryum kullanımı varsa uygulama merkezine bilgi verilmelidir. Tatil tarihi, deniz ve havuz planları da seans zamanlamasını etkileyebileceği için önceden paylaşılabilir.
Uygulama sonrasında güneşten korunmaya dikkat edilmeli ve merkezin önerdiği bakım talimatlarına uyulmalıdır.
Özellikle güneşe açık bölgelerde cildin durumunda belirgin bir değişiklik varsa yeni seans öncesinde yeniden değerlendirme yapılması faydalı olabilir.
Lazer epilasyon yalnızca kış aylarında yapılabilen bir uygulama değildir. Ancak yaz aylarında güneş maruziyeti ve bronzlaşma ihtimali arttığı için uygulamanın daha dikkatli planlanması gerekir.
Özellikle yoğun şekilde güneşlenmiş veya bronzlaşmış ciltlerde seans öncesinde mutlaka değerlendirme yapılmalıdır. Lazer sonrasında ise uygulama yapılan bölgeyi yoğun güneşten korumak ve verilen bakım önerilerine uymak önemlidir.
Tatile çıkmadan hemen önce veya tatilden bronz şekilde döndükten hemen sonra lazer yaptırmak yerine seans tarihinin kişisel koşullara göre belirlenmesi daha doğru olabilir.
Kısacası “Yazın lazer yapılır mı?” sorusunun cevabı yalnızca evet veya hayır değildir. Cilt durumu, bronzluk, uygulama bölgesi, kullanılan sistem ve güneşe maruz kalma düzeyi birlikte değerlendirilmelidir. Böylece lazer epilasyon programı mevsimden bağımsız olarak daha kontrollü şekilde planlanabilir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]