Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde yaşayan İsrailli sayısının 15 ila 20 bin arasına ulaştığı bildirildi. İsrail’in Güney Kıbrıs Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada, coğrafi yakınlık ve iki yönetim arasındaki güçlü ilişkilerin İsrailliler için burayı cazip hale getirdiği belirtildi. Bu durum, bölgedeki İsrailli varlığının sadece geçici bir ikamet değil, kalıcı bir yerleşime dönüşüp dönüşmediği tartışmalarını beraberinde getiriyor.
İsrailli şirketler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni sadece bir pazar olarak değil, uluslararası operasyonları için bir merkez olarak da görmeye başladı. Tarım, su teknolojileri, enerji depolama, yapay zeka ve siber güvenlik gibi alanlarda iş birliğinin artırılması planlanıyor. İsrail Büyükelçiliği verilerine göre, 2025 yılında İsrail ile Güney Kıbrıs arasındaki ticaret hacminin 600 milyon euroyu aşması bekleniyor. Aynı yıl İsrail, Güney Kıbrıs’ın en büyük ikinci turizm pazarı konumunda yer aldı ve İsrail’den gelen ziyaretçiler toplam turistlerin yüzde 13’ünü oluşturdu.
Resmi kayıtlarda gerçek İsrailli nüfusunun tam olarak yansımayabileceği de vurgulandı. Bazı İsraillilerin Avrupa Birliği ülkeleri pasaportlarına sahip olması, resmi istatistiklerde tam olarak İsrail vatandaşı olarak görünmelerini engelleyebiliyor. Bu durum, açıklanan 15-20 bin kişilik nüfusun sahadaki toplam İsrail bağlantılı yerleşimi tam olarak göstermeyebileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Yaklaşık 49 bin İsraillinin 2023 ve 2024 yıllarında ülkeden bir yıldan uzun süreliğine ayrıldığı Tel Aviv Üniversitesi araştırmasıyla ortaya kondu. İsrail Vergi Dairesi’nin araştırması ise özellikle varlıklı kesim, doktorlar, mühendisler ve yüksek gelirli çalışanlar arasındaki göç oranının rekor seviyelere ulaştığını gösteriyor. Bu dış göç dalgası, Güney Kıbrıs’taki İsrailli nüfus, sermaye ve kurumsal yapılanmanın büyümesiyle eş zamanlı ilerliyor.
Daha önce Kathimerini gazetesinde yayımlanan bir makale, İsraillilerin Güney Kıbrıs’a yerleşiminin kalıcı bir nitelik kazanabileceğine dikkat çekmişti. Makalede, İsraillilerin ihtiyaçlarına yönelik okulların, ibadet yerlerinin ve işletmelerin kurulması, İsrail varlığının turizm ve yatırımı aşarak daha büyük bir kalıcılık görüntüsü oluşturduğu savunulmuştu.
Reklam & İşbirliği: [email protected]